Ana sayfa Göz Sağlığı Göz Egzersizleri Miyopi Salgınını Durdurun! Göz Egzersizi İşe Yarıyor mu?

Miyopi Salgınını Durdurun! Göz Egzersizi İşe Yarıyor mu?

432
0

Her iki kişiden biri miyop olacak!

Dünyada bir salgın var. Bahsettiğim bu salgın koronavirüs değil. Miyopi salgını. 2050 yılında dünyanın yarısının miyop olacağına dair bir öngörü mevcut. Çok uzak bir zaman değil. Şu anki projeksiyonlar doğru ise yaklaşık 30 yıl sonra her iki kişiden biri miyop olacak demek oluyor bu. Özellikle 2000’li yıllardan sonra miyoptaki artış, dünyada birçok otoriteriyi ayağa kaldırmış durumda. Tüm dünyada miyopiyi durdurma konusundaki yayınlar arttı. Göz doktorlarından ise uyarılar gelmeye başladı. Bizim ülkemiz bu konuda nispeten daha sessiz kaldı. Bugün bu videoda miyopiye dair tartışılan bilgileri ve neler yapılabilir birlikte ele alacağız.

Miyop salgını için ülkemizde neler yapılabilir?

Dünya çapında panik yaratan bir raddeye gelmekte olan miyopi salgını için neler yapılabilir? Gelecek miyop salgınının önlenebileceğini gösteren hiçbir kanıt olmasa da ülkemizde kamu spotları oluşturup çocukların göz kontrolleri desteklenebilir. Çocuklar göremediklerini fark edemezler. Çünkü miyopi yavaş yavaş gelişir ve bulanık görse bile başkalarının da kendisi gibi gördüğünü zanneder. Yenidoğan bebeklerde ve belli yaştaki çocuklarda aşı takvimi gibi göz kontrollerinin yapılması, zorunlu muayeneler listesine eklenirse çok etkili bir adım atılmış olur bu anlamda. Çocukların gözleri geleceğimizin garantisi.

Devletler için finansal yük de artıyor.

Aynı zamanda miyopinin artması, videonun ilerleyen kısımlarında bahsedeceğim, beraberinde birçok sağlık sorununu getirebileceğinden, bunların dolaylı olarak maliyetlerini düşündüğümüzde yapılacak bu çalışmalar aynı zamanda devletlerin finansal yükünü de azaltacaktır. Miyopi; sosyal, eğitim ve ekonomik hayatta toplumda önemli sonuçlar doğurmakta, bireylerin hayat kalitesine olumsuz etkileri bulunmaktadır. Dünya Sağlık Örgütü’nün 2015 yılında açıkladığı verilere göre yalnızca düzeltilmemiş miyopinin finansal yükü tahminen yaklaşık 200 milyon dolar. Bu rakamın önümüzdeki 30 yıl içinde önemli ölçüde artacağı bekleniyor. İlerleyen dakikalarda bahsedeceğim teorilerin ve klinik deneylerin doğrulanması halinde devletlerin sağlık politikalarında da köklü değişiklikler olacak gibi duruyor. Mesela; okullarda ortam aydınlatmasına yönelik yasal değişiklikler olacaktır.

Miyopi nedir?

Öncelikle miyopinin üzerinden bir tekrar geçelim kısaca. Miyopiyi en basit anlamıyla tanımlayacak olursak, göze gelen ışınlar gözün en ön kısmında bulunan saydam tabaka olan korneadan geçerek doğal göz merceğimizde kırılmaya uğrar. Buradan da jel yapısında madde bulunduran vitre boşluğunu geçerek retina üzerine odaklanır. İşte bu göze gelen ışınların retina üzerinde odaklanması gerekirken, retinanın önünde odaklanmasına miyopi diyoruz. Genellikle göz küresinin ön-arka mesafesindeki uzama sebebiyle retinanın önünde odaklandığını da söyleyebiliriz.

Miyopi, ek hastalıklara zemin hazırlıyor

Miyopi, genellikle 24 yaşına kadar ilerlemekle birlikte 3.00 dereceden sonra göz yapılarını ciddi anlamda bozmaya başlıyor ve uzağı görememenin dışında birçok hastalığa da zemin hazırlıyor. 6.00 derece ve üzerindeki patolojik miyopilerde; makula dejenerasyonu, retina yırtılması, göz tansiyonu, erken yaşta katarakt gibi görme kaybı ile sonuçlanabilecek ek hastalıkların gelişme riskini arttırıyor.

Miyopi neden olur?

Genellikle sorunu genlere veya fazla okumaya bağlıyorlar. 2000’li yılların başında haftada okunan kitap sayısı veya bilgisayar başında geçirilen saat miktarının miyopi riskinin en önemli faktörü sanıldı, ancak son araştırmalar bu varsayımların yanlış olduğunu gösteriyor. Farklı çevresel faktörler de miyopiye neden olabilmektedir. Okumakla miyopluk arasındaki bağlantı ise önce güçlü olasılık düşünülse de, konu üzerinde araştırmalar yoğunlaştıkça böyle bir bağlantının olmadığı görülmüş. Birçok araştırmada ise açık havada daha çok zaman geçirenlerin miyop olma ihtimalinin kapalı ortamda zaman geçirenlerden çok daha düşük olduğu görülmüş. Bu nedeni tam olarak bilinmiyor ancak doğal güneş ışığının gözleri beslediği düşünülüyor. Yani geçmişte de bugünde de söylendiği gibi güneş girmeyen eve doktor girer. Şunu da unutmamak gerek. Miyopinin genetiği komplike ve çok faktörlüdür. Yani, miyopinin ilerlemesini cep telefonu kullanımı gibi basit nedenlere bağlamak çok sığ bir yaklaşım olur. Dijital medyanın ve akıllı telefonların aşırı kullanılması da tek başına miyopi riskini arttırmasa da çocukların gözlerini tahriş edebilir, yorabilir, kurutabilir, dikkat dağınıklığına sebebiyet verebilir ve bulanık görmeyi tetikleyebilir. Aynı zamanda uyku bozukluklarına yol açabilir.

Miyopiyi nasıl önleriz? Miyopi tedavi seçenekleri?

Miyopinin bir salgın gibi yayılmasını önlemek ve kontrol etmek artık son derece önem arz ediyor. Miyopinin önlenmesi ve tedavisi için birçok seçenek deneniyor. Alışkanlıklar… Bir çocuk haftada 14 saatini açık havada geçirdiğinde miyopi olma riski yaklaşık %30 oranında azalıyor. Koruyucu bir önlem olarak aileler, çocuklarını açık hava aktivitelerine yönlendirmeli. Bu yapabileceğiniz en basit önlem. Çocuklarınızın saatlerce telefon veya bilgisayar başında geçirdiği süreden şikayet etmek yerine birlikte pikniğe gitmek daha faydalı olacaktır. Bu sadece miyopi için değil, fiziksel aktivitenin artması, obezitenin azalması ve ruh sağlığı açısından büyük önem taşıyor. Hem de bedava!

Bir de bana daha önce sorulan atropin damlalar var. Bunlar doktorunuzla görüşmeniz gereken seçenekler ancak bilgi açısından bu videoda bulunmasını istiyorum. Bu damlanın miyopluğa neden olan göz yuvarının büyümesi sorununu yavaşlattığı biliniyor. Fakat damlanın bazı yan etkilerinin görülmesi sonucu bu denemelere ara veriliyor. Ama daha önce kullanılan miktarın 100’de 1’i bile etkili olduğu görülünce, haliyle yan etkiler de minimuma düşüyor, bu yüzden çalışmalar tekrar başladı. Ancak klinik açıdan pek tercih edilmiyor bu damlalar.

Bir de miyop camları denilen bir şey var. Aslında bir nevi bifokal ve progresif cam mantığında çok odaklı camlar diyebiliriz. Bu camlarda da amaç, uyum gecikmesini sağlamak. Hatta çoğu uzman düşük numaralarda miyop kişilerin yakın mesafe çalışırken gözlük takmamasını önerir. Bunun sebebi miyoplar zaten yakını net görmektedir. Ancak yakın mesafeye gözlükle baktığınızda yakındaki objeyi net görebilmek için gözünüz daha fazla uyum yapmak zorunda kalır. Bu camlarla uzmanlar miyopi ilerlemesini azaltmayı amaçlıyor.

Bir de ortokeratoloji lensleri var. Gece lensi veya uyku lensi olarak da biliniyor. Bu lensler de umut verici gibi gözüküyor. İlerleyen miyopta aksiyel uzamayı ortalama %45 oranında yavaşlatıyor. Bu lensler özel tasarım ve korneayı şekillendirmek amacıyla kullanılıyor. Merak edenleriniz varsa ekstra araştırabilir bu lensleri. Çünkü uzun bir video oluyor. Bilgi kirliliğini önlemek adına köşe taşı içeriği olmasını istediğimden miyopiyle alakalı en çok tartışılan konulara bir yorum getirmek istiyorum.

En çok tartışılan bir diğer konu: Göz egzersizleriyle miyopiyi düşürmek? Özellikle Bates Metodu. Tüm videolarımın altına gelen genel bir soru bu. Hep cevap vermekten kaçındım aslında. Ancak düşüncelerimi söylemek istiyorum. YouTube’da o kadar çok bilgi kirliliği var ki. Birçok akademik makale ve bilimsel yayın takip ediyorum. Görme olayı son derece komplikedir. Görüyorsunuz. Uzaktan yakına kolay ve hızlı bir şekilde netliyorsunuz. Görme fizyolojisi mucize gibi. Ne yazık ki Bates Metodu gibi teorilerin çoğunun modası geçmiş ve çok az bilimsel destek taşıyor. Herkesi bu teorilere bir miktar şüpheyle okumaya ve araştırmaya davet ediyorum. Öte yandan böyle bir şeyin doğru olduğunu varsayalım. Teknoloji çağındayız artık ve yaşam tarzlarımız 100 yıl önceki gibi değil. Miyopi nasıl hemen oluşmuyorsa bir anda gitmeyecektir. Bunu ben vücut geliştirme gibi görüyorum. Zorlu ve emek isteyen bir süreç. Böyle bir şey mümkünse bile zorlu ve emek isteyen bu süreci yaşadığımız modern dünyada büyük bir kesim için imkansıza yakın buluyorum.

Bundan bir asır önce İngiliz göz cerrahı Henry Edward, 1904 yılında yazmış olduğu bir kitapta: “Miyopi ortaya çıkmış ise dışarı çıkın. Mümkünse deniz yolculuğu yapın.” demiş. Bilim dünyası bu cerrahın tavsiyesini kabul etmiş ancak deniz yolculuğunun sırrını ise anlayamamış. Deniz yolculuğunun sırrı, uçsuz/bucaksız mesafeler mi yoksa mavi renge vurgu mu halen bilinmiyor.

Tüm bu görüşler ve anlattıklarım sağlam zemine oturuncaya dek, kesin bir sonuca ulaşıncaya dek miyopun önüne geçilmesinde en güvenli yöntem olabildiğince açık havada kalmak diyebilirim. Kümes tavuğu değil, gezen tavuk olun! Gün ışığına çıkın! Işık çok önemli. Bol bol uzağa bakın!

Bir Cevap Yazın